Genel anestezi kime uygulanmaz ?

Ceren

New member
Genel Anestezi Kime Uygulanmaz? Mutlak Yasaklardan Çok, Risk–Yarar Dengesi Üzerinden Bir Değerlendirme

Genel anestezi konusu, açıkçası ilk bakışta düşündüğümden çok daha karmaşık bir alan. “Kimlere genel anestezi verilmez?” sorusu internette çoğu zaman yaş, kalp hastalığı, tansiyon, gebelik veya kronik hastalıklar üzerinden kesin listelerle cevaplanıyor. Oysa bilimsel literatüre bakıldığında tablo bu kadar keskin değil. Bir hastalığın bulunması çoğu zaman genel anesteziyi otomatik olarak yasaklamıyor; daha çok anestezi yönteminin, ameliyatın zamanlamasının, ilaçların ve ameliyat sonrası izlemin yeniden planlanmasına neden oluyor.

Bu nedenle konuyu yalnızca “şu hastaya uygulanmaz” şeklinde ele almak yerine, hangi durumlarda genel anestezinin ertelenebileceğini, hangi durumlarda riskin ciddi biçimde arttığını ve hangi durumlarda farklı bir anestezi yönteminin düşünülebileceğini araştırmak daha anlamlı görünüyor.

Özellikle 2024 yılında yayımlanan Avrupa Anesteziyoloji ve Yoğun Bakım Derneği kılavuzu, elektif cerrahi öncesi değerlendirmede 16 binden fazla başlığın tarandığını, 204 uygun çalışmanın kapsamlı GRADE değerlendirmesine alındığını ve sonuçta 55 kanıta dayalı öneri oluşturulduğunu bildiriyor. Bu yaklaşımın temel mesajı oldukça önemli: Hastanın anesteziye uygunluğu tek bir hastalık üzerinden değil, kişiye özel değerlendirme üzerinden belirleniyor. PubMed

Genel Anestezi İçin Gerçekten “Kesinlikle Uygulanmaz” Denebilecek Durumlar Var mı?

Genel anestezide “mutlak kontrendikasyon” kavramı sanıldığından daha sınırlıdır. Çünkü anestezi uzmanı, kullanılan ilaçları ve yöntemi değiştirebilir, hava yolu yönetimini farklılaştırabilir, ameliyatı erteleyebilir veya uygun olduğunda bölgesel/lokal anestezi seçeneklerini değerlendirebilir.

Bu nedenle örneğin ileri yaş, kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, obezite, astım ya da gebelik tek başına “genel anestezi yapılamaz” anlamına gelmez.

Asıl önemli olan, mevcut hastalığın kontrol altında olup olmadığı ve planlanan ameliyatla birlikte oluşturduğu toplam perioperatif risktir. 2024 tarihli güncel Avrupa önerileri de hastaya özgü klinik durum ile ameliyatın özelliklerinin birlikte değerlendirilmesini ve anestezi planının bireyselleştirilmesini vurgulamaktadır. PubMed

Burada ilginç bir ayrım ortaya çıkıyor: Bir hasta genel anestezi açısından yüksek riskli olabilir ama ameliyat kaçınılmazsa yine de genel anestezi uygulanabilir. Çünkü bazı acil durumlarda “anestezi vermemek” seçeneğinin riski, anestezi vermenin riskinden daha yüksek olabilir.

Bu nedenle “uygulanmaz” ile “risklidir” ifadelerini birbirinden ayırmak gerekiyor.

Aktif ve Kontrolsüz Hastalıklar Neden Önemli?

Elektif, yani önceden planlanmış ameliyatlarda ciddi ve kontrolsüz bir sağlık sorunu varsa işlem ertelenebilir. Buradaki amaç genel anesteziden kaçmak değil, hastayı daha güvenli bir duruma getirmektir.

Örneğin kontrolsüz ciddi kardiyovasküler hastalık, ciddi solunum yetmezliği, akut enfeksiyon, belirgin metabolik bozukluk veya yeni ortaya çıkmış ciddi klinik sorunlar varsa önce bu durumun değerlendirilmesi gerekebilir.

2024 AHA/ACC perioperatif kardiyovasküler kılavuzu, kalp-damar hastalığı bulunan hastaların kalp-damar riskinin ameliyat öncesinde sistematik olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Kılavuz hazırlanırken MEDLINE, EMBASE, Cochrane Library ve başka veri tabanlarında kapsamlı literatür taraması yapılmış. PubMed+1

Dolayısıyla “kalp hastası genel anestezi alamaz” ifadesi bilimsel açıdan fazla genelleyicidir.

Daha doğru soru şudur:

Hastanın mevcut kardiyovasküler durumu, yapılacak ameliyat ve kullanılacak anestezi yöntemi birlikte değerlendirildiğinde kabul edilebilir bir risk profili oluşturuyor mu?

Kalp Hastalıklarında Neden Daha Ayrıntılı Değerlendirme Yapılır?

Genel anestezi sırasında kan basıncı, kalp hızı, solunum ve oksijenlenme gibi birçok fizyolojik değişken kontrollü biçimde değiştirilir. Bazı kalp hastalarında bu değişiklikler daha yakından izlenmeyi gerektirebilir.

Burada önemli olan yalnızca “kalp hastalığı var mı?” sorusu değildir. Hastalığın türü, şiddeti, kontrol düzeyi, kişinin günlük fiziksel kapasitesi, ameliyatın büyüklüğü ve beklenen kan kaybı gibi değişkenler birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle iki farklı kalp hastasının aynı anestezi riskine sahip olduğu varsayılamaz.

Ciddi Solunum Hastalıkları Genel Anesteziye Engel mi?

Solunum sistemi açısından da benzer bir durum vardır. Astım, KOAH veya uyku apnesi bulunan herkesin genel anestezi alması yasak değildir.

Ancak özellikle obstrüktif uyku apnesinde hava yolu ve ameliyat sonrası solunum açısından daha dikkatli yaklaşım gerekebilir. Society of Anesthesia and Sleep Medicine tarafından yayımlanan kılavuz, mevcut kanıtların önemli bölümünün yüksek kaliteli randomize çalışmalardan değil, gözlemsel araştırmalar ve uzman uzlaşılarından geldiğini açıkça belirtiyor. PubMed+1

Daha da dikkat çekici bir sistematik derlemede 413.304 uyku apnesi hastası ile 8.556.279 kontrol hastasının verileri incelenmiş ve çalışmaların çoğunda uyku apnesinin bazı pulmoner ve birleşik komplikasyonlarla ilişkili olduğu görülmüş. Bununla birlikte hastane içi mortalite konusunda çalışmaların sonuçları tamamen aynı değil. PubMed

Bu sonuç bize önemli bir bilimsel ders veriyor: Bir risk faktörünün bulunması, kaçınılmaz biçimde kötü sonuç anlamına gelmez.

Açlık ve Mide İçeriği Neden Anestezi Kararını Etkiler?

Genel anestezinin önemli risklerinden biri, mide içeriğinin solunum yollarına kaçması yani pulmoner aspirasyondur. Bu nedenle ameliyat öncesi açlık kuralları yalnızca formalite değildir.

Amerikan Anesteziyoloji Derneği'nin kılavuzunda elektif işlemler için hafif öğün sonrasında en az 6 saat, yağlı veya kızartılmış yiyecek içeren öğünlerden sonra ise en az 8 saatlik açlık önerileri yer alıyor. Bu öneriler, aspirasyon riskini azaltmaya yönelik kanıtların ve uzman değerlendirmelerinin birlikte incelenmesiyle oluşturulmuş. American Society of Anesthesiologists+1

Ancak hastanın ameliyat öncesinde yemek yemiş olması da her zaman “genel anestezi kesinlikle yapılamaz” anlamına gelmez. Acil cerrahide beklemek mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda anestezi ekibi aspirasyon riskini dikkate alarak hava yolu yönetimini ve anestezi tekniğini değiştirebilir.

Burada yine aynı prensip karşımıza çıkıyor: risk sıfırlanmaya değil, yönetilebilir hale getirilmeye çalışılır.

Malign Hipertermi Öyküsü Olanlara Genel Anestezi Verilebilir mi?

Bu konu özellikle dikkat çekici. Malign hipertermi, bazı anestezik ilaçlarla tetiklenebilen, nadir fakat yaşamı tehdit edebilen bir durumdur.

Ancak “daha önce malign hipertermi geçirmiş kişi hiçbir zaman anestezi alamaz” demek doğru değildir. Bu hastalarda tetikleyici ajanlardan kaçınma ve uygun anestezi protokolü oluşturma önem kazanır.

Yani burada problem anestezinin kendisinden ziyade belirli tetikleyicilerle karşılaşma riskidir. Bu tür hastaların geçmişte yaşadığı olayları anestezi uzmanına ayrıntılı biçimde aktarması bu nedenle son derece önemlidir.

Ailede açıklanamayan anestezi komplikasyonu bulunması bile doktor açısından dikkate alınması gereken bir bilgi olabilir.

İleri Yaş ve Kırılganlık: “Yaşlılık” Tek Başına Kontrendikasyon Değildir

Genel anestezi konusunda toplumda yaygın bir başka düşünce de “çok yaşlı kişilere narkoz verilmez” şeklindedir. Bilimsel açıdan bu ifade de yeterince doğru değildir.

Asıl önemli kavramlardan biri frailty, yani kırılganlıktır. Kırılganlık yalnızca doğum tarihine bakılarak belirlenmez; kişinin fiziksel kapasitesi, bilişsel durumu, günlük yaşam aktiviteleri ve genel rezervleri değerlendirilir.

56 çalışmayı ve 1.106.653 hastayı kapsayan bir sistematik derleme ve meta-analizde kırılganlığın 30 günlük mortalite ve komplikasyonlarla ilişkili olduğu bildirildi. Araştırmacılar kırılganlığın kronolojik yaştan daha güçlü bir öngörücü olabileceğini vurguladı. PubMed
 
Üst
Çekilen Veri: Callback \YourAddon\Helper::fetchData is invalid (error_invalid_class).